Çekim Yasasının Çalışmasını Engelleyen 4 Büyük Hata

Çekim yasası (Law of Attraction),  neyi düşünür ya da neye odaklanırsanız, onu elde edersiniz der. Yani,  hayatımızda gerçekleşen tüm olumlu veya olumsuz olayların kendi düşünce ve zihinsel programlarımızın sonucudur ve düşündüğümüz şeyi kendimize çekeriz. Çekim yasasını uygulayarak evrene gönderdiğimiz olumlu düşüncelerin ve eylemlerin karşılığını alabiliriz. Dikkatle bakıldığında bunun sayısız örneğine hayatımızda tanık olmuşuzdur.

Peki, istediğimiz şeyleri hayatımıza çekemiyorsak bir yerde hata mı yapıyoruz acaba?

İşte, çekim yasasınına engel olan 4 büyük yanlış anlama :

1.  Şimdi ‘ yi taktir edememek…  Bulunduğunuz yerden mutlu olmadan yeni bir yere gidemezsiniz.

Her ne oluyorsa an’da oluyor. Ne geçmişte, ne de gelecekte…Anın farkına varıp, şükür hissininin kalbinizden yükselmesine izin verin. Hayatınızda küfür yerine şükür koyun… Olanı olduğu gibi kabul etmek size her zaman çekim yasası gereği yeni fırsatlar getirecektir. Yasa bunu gerektirir.

2. Dirençleri yok saymak… Blokaj ve yargılarınızın farkında olmazsanız çekim yasasını çalıştıramazsınız.

“Mutfağınızı temizleyebilmek için önce kiri görmeniz gerekir.” – Louise HAY

Sınırlayıcı inançlarınızı, duygusal blokajlarınızı ve hatta yemin ve sessiz anlaşmalarınızı teşhis edin, onurlandırın ve serbest bırakın. En iyiyi hakettiğinize inanmıyorsanız, en iyiyi çekemezsiniz. Bütün hayatınızın boyunca ‘insanlar bencildir’ cümlesini tekrar ettiyseniz, sadece kendini düşünen insanların hayatınıza girmesi kaçınılmazdır. Kim bilir bu paranın kaynağı nerden geliyor diye zengin birini yargıladıysanız para size gelmez.  Önceki deneyimlerimiz inanç kalıplarımızı sağlamlaştırır. Her negatif deneyiminizi, bir ders ve bir bilgelik fırsatı olarak ele alın. Bu deneyimler sayesinde hangi hataları tekrar etmemeniz gerektiğini öğrendiniz. Geçmişe öyle bakın ve genellemelerden, yargılardan, sabit fikirlerden vazgeçin.

3. Yokluk Bilinciyle istemek… Yok kelimesi yaşamınızda yer tutuyorsa, istediğiniz şeyleri de yok sayıyorsunuz demektir.

Hayata yokluk penceresinden baktığımız zaman isteklerimizi elde edemeyiz. Olana değil olmayana bakmak çekim yasasını çalıştırmanızı engeller. Her gün düzenli bir şekilde istediğiniz şeyin gerçekleştiği durumda ne hissedeceğinize odaklanın. Hatta kağıda dökün, yazın, buna hergün 5 dakika ayırın. İsteğinizin gerçekleşeceğine olan inancınızı besleyin. Örneğin ruh eşinizi çekmek istiyorsanız, belli bir kişiye odaklanmak yerine ruh eşinizin hayatınıza girdiğinde hissedeceklerinize odaklanın. Onun gözlerinden kendinizi görün, size nasıl aşkla ve bağlılıkla baktığına odaklanın. Ondan size akan aşkı hissedin. Kişi ya da olay her ne çekmek istiyorsanız hissedeceğiniz duyguya odaklanın ve bu duygunun şimdide bütün hücrelerinizde uyanmasına izin verin.

4. Oturup, beklemek… Ne kadar ekmek, o kadar köfte J

İstediğiniz şey için çaba sarfetmeye, çalışmaya gönüllü müsünüz ? Armut piş ağzıma düş atasözü çekim yasasını kitler, istediğiniz şeyin karşılığında ne verebileceğinizi fark etmek ve buna gönüllü olmak yasanın önemli adımlarından biridir.  SIR (Secret) kitabı ülkemizde ilk yayınladığında fenomen olmuştu. O kitapta, hikayenin kahramanı, yatagının tavanına elindeki 20 dolara 6 sıfır ekleyip yapıştırmıştı. Ve iki sene sonra hedeflediği o gelir seviyesine ulaşmıştı. Herkes hemen liralara sıfırlar ekleyip tavanlarına yapıştırdı ve her gece o paraya baktı, ve sonra ama olmadı dediler. Neden? Çünkü, hikayenin tamamını gözden kaçırdılar. Kahramanımız o parayı tavanına yapıştırdıktan sonra, oturdu gecesini gündüzüne kattı ve bir kitap yazdı, o kitabı yayınlatabilmek için nerdeyse bütün ülkedeki yayınevlerine bizzat gitti ve uğraşları sonucu bir yayınevini ikna edebildi, kitabı basıldıktan sonra da satılsın diye kapı kapı gezmek zorunda kaldı. Tüm bunları başardığında hayal ettiği paraya kavuşmuştu. Evren hareketi alkışlar. Siz istekleriniz için ne kadar hareket etmeye niyetlisiniz?

Düşüncelerinizi Paylaşın