Dört İletişim Kanalı

Durugörü:

Gelecek, şimdi veya geçmişte bir olayı oradaymış gibi görebilme yetisidir. Halk arasında, üçüncü göz diye bilinir. Aynı zamanda görsel olarak imgeler almak, rüyaların netliği de buna bağlıdır. Durugörü yetimiz geliştiğinde vizyonlar (görüler) almaya başlarız. Vizyonların anlamı gözümüzü kapadığımız gördüğümüz semboller, şekiller veya olaylardır.

Durugörünün ilk kademelerinde gözlerimizi kapadığımızda renk ve enerji tayfları görmeye başlarız. Daha sonra bu yetimiz geliştikçe yerini sembolik ifadelere (mesela bir kelebek, bir şömine veya bir yarasa gibi) bırakmakta, daha da ilerledikçe artık olaylar, yerler net olarak görülebilmektedir.

Durugörü yetimiz geliştiğinde vizyon almanın dışında, enerji alanları (auralar) görülebilmekte, rüyalar netleşmekte ve haberci rüya sayısı artmaktadır. Öte yandan normal gözün göremediği frekanstaki varlıkları durugörüyle görmek mümkündür. Alın çakrasıyla doğrudan bağlantısı vardır.

Uzaktan görme ve gezici durugörü tanımları da yine durugörü içerisinde yer alır. Mesafe olmaksızın, uzakta ki bir yeri oradaymış gibi görme yetisi olarak tanımlanır. Özellikle ABD istihbaratının bunun üzerinde ciddi çalışmalar yapmakta olduğu bilinmektedir.

Duruişiti:

Durugörüde alınan bilgi ve semboller nasıl görselse, duruişitide alınan ruhsal bilgi işitseldir. Bu yeti gelişmeye başladığında önce kulakta çınlamalar olmakta sonra uğuldamalar artmakta ve ardından sesler duyulmaktadır. Bu yetinin gelişmesiyle uzaktan sesler alınabilmekte, rehber varlıklar duyulabilmektedir. Pek yaygın olmayan bu yeti özellikle işitsel yönü kuvvetli insanlarda mevcuttur. Ayrıca normal kulakların duyamadığı frekanstaki bazı varlıkların seslerini bu yolla duymak mümkündür. Kulak çakralarıyla bağlantısı vardır.

Durubiliş:

Durubiliş, ani alınan bilgilerdir. Durugörü ve duruişiti de görsel ve işitsel olarak alınan bilgiler, durubilişte aniden bilgi şeklinde alınmaktadır. Bunu yapan kişilerin genel tabirleri şudur “Nasıl bilmiyorum ama sadece biliyorum.” Bu da duruişiti gibi pek yaygın olmamakla beraber özellikle zihinsel kişilerde sık olmaktadır. Bazı yazılan önemli ve değerli eserlerin bu yolla yazıldığı öne sürülmektedir. Taç çakrayla bağlantısı vardır.

Durusezi:

Halk arasında kalp gözü diye bilinen olguludur. Olacak bir olayı ya da olmuş olanı hissetmektir. Kişi nedenini bilmediği şeyleri hissetmeye başlar. Bazen bu hisler aniden beliren duygular şeklindedir. Bu seziler diğerlerine göre daha yaygındır. Kalp çakrasıyla bağlantısı vardır.

Bu dört iletişim veya bilgi yolu genel olarak herkes tarafından kullanılır. Ama hepimizde bir tanesi daha çok baskındır. Dört yol, rehberlerimizle iletişim için ve bazı öngörüler için kullanılmaktadır. Buna örnek olarak arabayla gittiğimizi farz edelim ve yol ayrımına giriyoruz. Sola dönersek kaza geçirme ihtimalimiz var ve bu kazayı geçirmememiz gerekiyor.

Durugörüye sahip olan kişi ani bir vizyonla ya da bir önce ki gece rüyası vasıtasıyla sola dönerse kaza yapabileceği haberini alır. Duruişitiye sahip kişi bir anda “Solda kaza var.” Diye bir fısıltı duyabilir ya da o anda çalan şarkıda kulağı sürekli kazayla olan nakarata takılarak, mesajı bu şekilde algılayabilir.

Durubilişe sahip olan kişi, ani bir bilgiyle solda kaza yapacağını ve sağa dönmesi gerektiğini bilir. Bunu nasıl bildiğini bilmese de, bu bilginin doğru olduğuna emindir. Duruseziye sahip bir kişi ise sola dönerse kötü bir şeylerin olacağını hisseder, sola dönmeyi düşündüğünde içine sıkıntı oturur ve bu yüzden sola dönmekten vazgeçer. Bu dört yol günlük hayatımızda yönlendirilebilmemiz, rehberlerimiz tarafından mesaj verilmesi için kullanılan önemli iletişim yollarıdır.

Doreen Virtue’nin, “İlahi Rehberlik” adlı kitabında bu dört iletişim yolundan hangisinin baskın olduğunu bulmaya yönelik bir test geliştirmiş. Bu testi yaparak hangi kanalınızın daha çok olduğunu fark edebilir ve bu yönde geliştirebilirsiniz:

Test

Aklınıza gelen ilk yanıtı vermeye çalışın!

1.Yeni tanıştığım bir insanda ilk fark ettiğim şey;

a) O insanın nasıl göründüğüdür. (örneğin yüz ifadeleri, saç stili veya giyim tarzı gibi)

b) O insanın ses tonu ve yüksekliğidir.

c) O insanla birlikteyken kendimi rahat hissedip hissetmediğimdir.

d) O insanın bana anlatacak ilginç bir bilgiye sahip olup olmadığımdır.

2.Gerçekten zevk aldığım son filmde şunlar vardı;

a) Güzel bir manzara veya çekici oyuncular

b) Harika bir müzik ve etkileyici sesler

c) Beni duygusal olarak etkileyen ve harika bir duygu veren bir öykü

d) Bana yeni bir şey öğreten harika bir mesaj

3. Bu sözlerden en çok hangisini söylersiniz;

a) Ne demek istediğinizi görüyorum

b) Ne dediğinizi işitiyorum

c) Ben durum hakkında böyle hissediyorum

d) Bunun hakkında düşünmeliyim

4.Bir sorunu çözerken, büyük olasılıkla;

a) Farklı olası çözümleri gözümde canlandırırım.

b) Bir çözüme ulaşıncaya dek kendi kendimle konuşurum

c) Huzura kavuşana dek durum üzerinde düşünüp taşınırım

d) Zihnimde bir yanıtın belirmesini beklerim

5. İdeal mesleğim şunları içerir;

a) Resim, çizim ya da heykel yapmak, fotoğraf çekmek, mimarlık ya da film yönetmenliği yapmak gibi sanatsal çalışmalar

b) Müzik bestelemek, çalmak ya da konuşmalar vermek

c) Danışmanlık, şifacılık yapmak, dans etmek ve/veya şiir yazmak

d) Araştırma, bilim, kurgusal olmayan kitaplar ya da makaleler yazmak, doktorluk yapmak ya da bir şeyler icat etmek

6. Doğada en çok sevdiğim şey;

a) Güzel çiçekler, ağaçlar ve diğer manzaralar

b) Kuşların, hayvanların, dalgaların ve rüzgarın sesi

c) Güzel kokular ve temiz hava

d) Ben doğaya pek çıkmam, ama tek başıma açık hava da zaman geçirmekten hoşlanırım

7. Kendimle ilgili olarak en çok geliştirmek istediğim şey;

a) Dış görünüşüm

b) Sesim

c) Kendi hakkımdaki duygularım

d) En sevdiğim konu hakkındaki bilgim

8. Elime biraz fazla para geçince yapacağım ilk şey;

a) Bir resim, mücevher, yada yeni mobilya gibi yaşamı güzelleştirecek bir şey almaktır.

b) En sevdiğim müzisyenin konserine en ön sıradan bilet almaktır.

c) Bir tatile çıkıp yenilenmektir.

d) Bilgisayar sistemimin kalitesini yükseltmektir.

9. Yaşayan ya da ölmüş herhangi bir ünlü kişiyle karşılaşabilecek olsaydım, en çok şununla karşılaşmayı isterdim;

a) En sevdiğim film yıldızı

b) En sevdiğim müzisyen

c) Kitabı bana çok iyi duygular vermiş bir yazar

d) Tarihin akışını değiştiren ünlü bir mucit

10. Lokantalarda beni en çok sinirlendiren şey onların;

a) Yemek listesini ve arkadaşlarımı görmemi zorlaştıracak kadar loş olmaları

b) Masadaki konuşmayı işitmemi zorlaştıracak kadar gürültülü olmaları

c) Gevşeyip zevk almamı zorlaştıracak kadar kalabalık olmaları

d) Yemeği neden evde yemek yerine dışarıda yiyeceğimi anlamamı zorlaştıracak kadar pahalı olmaları

11. Şunu yaparak gevşemeyi severim;

a) Televizyon ya da bir film izlemek

b) Müzik dinleyerek

c) Sıcak su dolu bir küvete girerek

d) İyi bir kitap okuyarak

12. Tatile çıktığımda, en çok şunlara vakit harcarım;

a) Fotoğraf ve/veya video çekmeye

b) Bölge sakinleriyle konuşmaya

c) Lezzetli yerel mutfağın tadına bakmaya

d) Bölgenin tarihini öğrenmeye

13. Yeni bir araba alacağım zaman en çok önem verdiğim şey;

a) Onun görüntüsüdür: stili, rengi ve tasarımı

b) Motorun sesi, müzik sisteminin kalitesi ya da iç kısmının sessizliğidir

c) Onu kullanırken ki rahatlığım ve zevktir

d) Bu arabayı Consumer Reports, Car&Driver gibi tüketim araştırmacılarının nasıl değerlendirdiğidir

14. İş yerimin sahip olması gereken en önemli şey;

a) Yeterli ışıklandırma

b) Sessiz olması

c) Rahat olması

d) Bir bilgisayar modemi için özel bir telefon hattına veya internete girebilmek için gerekli diğer unsurlara sahip olması

15. Çocukken gittiğim sirkten en çok hatırladığım şey;

a) Palyaçoların ve büyük çadırın görüntüsü

b) Org müziğinin, çocukların kahkahalarının, sirk sunucusunun sesleri

c) Patlamış mısırın ve hayvanların kokuları

d) Gerili ip üzerinde yürüyen cambazların ve akrobatların dengelerini nasıl koruduklarını merak edişim

Şimdi işaretlediğiniz a, ve diğer yanıtları toplayın.  Eğer en çok “a” yanıtlarını işaretlemişseniz siz görsel bir yönelime sahipsinizdir, “b” yanıtlarının çokluğu işitsel bir yönelimi gösterir; “c” yanıtlarının çokluğu hissedişsel bir yöntemi gösterir; “d” yanıtlarının çokluğu da bilişsel bir yönelimi gösterir. Bu yönelimlerden hiç biri diğerlerinden üstün ya da aşağı değildir; onlar sadece bizim dünyayla ilişki kurduğumuz doğal yollardır.

https//indigodergisi.com/2013/12/parapsikoloji-ve-ruhsal-yetilerimiz/