SİMURG EFSANESİNİN ÖĞRETTİKLERİ

SİMURG (ZÜMRÜD-Ü ANKA KUŞU) EFSANESİNİN ÖĞRETTİKLERİ

Bilginin kaynağını ararken, benliğe ulaşma hikâyesi olan “Simurg Efsanesi”  ilham verici bir hikâye.

Efsaneye göre, kuşların hükümdarı olan, her şeyi bilen Simurg (Zümrüd-ü Anka veya Phoenix olarak da bilinir.) Kaf Dağı’nın tepesinde, bilgi ağacında yaşar, öleceğini hissettiği zaman ağaç dallarına yuvasını yapar, Güneş dalları yaktığında da dallarla birlikte yanar ve küllerinden yeniden doğarmış.

Bütün kuşlar, Simurg’un bilgeliğine inanır, işler ters gittikçe Simurg’un onları kurtaracağını düşünür, onu bekler dururlarmış. Ancak içlerinden onu gören olmamış, bir süre sonra kuşlar da ondan umudu kesmişler. Ta ki kuşlardan biri uzak bir ülkede Simurg’un kanadından bir tüy bulana kadar. Onun var olduğuna inanan bütün kuşlar toplanmış ve Simurg’u bulup yolunda gitmeyen şeyler için ondan yardım istemek için,  etekleri bulutların üzerinde olan Kaf dağına uçmaya karar vermişler. Ancak Kaf dağına varmak için ise yedi dipsiz vadiyi aşmaları gerekmektedir.

1. VADİ  :  İSTEK

Bu vadi istenilenin hemen bulunduğu vadidir. Burası kuşlar için bir cennettir. Aradıkları her şeyi irade vadisinde bulurlar. Bir anda her şeyi isteyebileceklerini fark ederler. Sınırlar yoktur. Zevke, sefaya, makama, bütün emellerine kavuşabileceklerdir. İnsanları anlatan masallardaki gibi; çalışmadan, uğraşmadan mevki makam sahibi bile olabileceklerdir. Öyle çok kuş vadinin sihrine kapılır, öyle çok şey ister ki, bu vadide bir sürü kayıp verilir, geriye kalanlar yola devam ederler.

2. VADİ :  AŞK

Geriye kalan kuşlar ilerler ve aşk vadisine ulaşırlar. Bu vadiye geldiklerinde ise gözlerine bir perde iner ve bakar kör şeklinde yollarına devam ederler. Hiç olmayan şeyleri en güzel kuşlara, taşları zümrütlere benzetirler. Gözleri kör olmuştur. Kapılırlar, sürüklenirler ve sonrasında ise sürüden bir kısım daha nereye gittiği belli olmadan eksilmiş olur.

3. VADİ : CEHALET

Kalan kuşlar yoluna devam ederek bilgisizlik vadisine ulaşırlar. Burada gördükleri oldukça farklı ve adeta büyüleyen cinstendir.  Bu vadide her şey güzel gelir gözlerine. Zümrüd-ü Anka kuşunu bile unuturlar. Nereye gittiklerinin hiç bir önemi yoktur. Orada da gökyüzü, burada da gökyüzü… İlginç nesneler görürler, ancak ne olduğunu sorgulamazlar. Önemsemedikçe düşünmemeye başlarlar. Düşünmedikçe unuturlar, Unuttukça yükleri hafifler ve artık amaçsızca gülümsemeye başlarlar.  Ancak ne olduklarını iyi veya kötü olduklarını bazıları sorgular. Sorgulamayanlar ise bu vadinin büyüsüne kapılıp kaybolurlar.

4. VADİ : İNANÇSIZLIK  

Vadiye girdiklerinde birden her şey anlamını yitirir. Simurg’u bulmanın hiç bir şeyi değiştirmeyeceği inancına kapılırlar. Kesin öleceklerini iddia edenler, Simurg’un çözüm bulamayacağını söyleyenler, bu kadar yolu boşa geldiğini, emeklerinin boşa gittiğini düşünenler vardır. Kanadı yaralanan bir kuşun aşağıya düştüğünü, hepsinin başına aynı şeyin geleceğini bağıra bağıra söylerler. Kuşların bir çoğu karamsarlığa kapılmış ve adeta bir boşluğa düşmüş gibi hissetmektedirler. Tüm bu olanlardan sonra kuşların birçoğu yolu tamamlayamayacaklarını ya da tamamlasalar da hiçbir işe yaramayacağını söyleyip geri döner.  Ancak kararlı ve inançlı olan bir grup yoluna devam etmiş.

5.VADİ :  YALNIZLIK

Vadiye giren bütün kuşları bir korku salar. Bulundukları yerde sadece kendileri varmış gibi endişeye kapılırlar. Sadece kendilerini düşünmeye başlarlar. Acıkan sadece kendi karnının doymasını düşünür. Tek başına avlandığı için de başarılı olamayıp daha büyük hayvanlara yem olur. Her biri kendi başına hareket etmeyi seçer ve yönünü tek başına bulmaya çalışır. Kendilerini kimse yokmuş gibi, yapayalnız hissederler. Milyonlarca kuşun aynı amaç için uçmakta olduğu akıllarının ucundan bile geçmez. Pek çoğu bu vadide helak our, kalanlar yollarına devam eder.

6. VADİ : GIYBET 

Kuşlar,  altıncı vadiye girdiklerinde her köşesinde fısıltılar duyulmaya başlarlar. En arkadaki kuş, Simurg Anka’nın yeniden doğuşta tüylerinin yandığını söyler. Öndeki kuş bunu duyar ve yanan tüylerin tekrar çıkmadığını söyler. Bir öndeki kuş bunu duyar, yanan tüyleri çıkmadığı için Anka kuşunun gizlendiğini söyler. Bir öndeki kuş bunu duyar, morali bozuk olduğu için Simurg’un, saklanırken, onu görenlere zarar verdiğini söyler. Daha öndeki kuş bunu duyunca, herkese zarar veren Simurg’un, dayanamayıp kendini öldürdüğünü söyler. En öndeki kuşa, gitmeye gerek kalmadığı, Simurg’un toprak olduğu bilgisi gelir. Bir çok kuş söylentilere inanarak geri döner.

7. VADİ : BEN

Bütün kuşlar ‘’Ben’’ vadisine girer girmez, içlerinde değişik bir his uyanır. Kimi diğer kuşun kanadını eleştirmeye başlar, bir diğeri her şeyi bildiğini iddia eder. Yanlış yoldan gidiliyor diye kargaşa çıkar. Her kafadan bir ses çıkmaktadır. Herkesin fikri vardır ve hepsi de söyleyen için doğrudur. Sanki milyonlarca farklı yol varmış gibi… Hepsi en önde lider olmak ister, öne geçmek için birbirlerini ezip dururlar. Ta ki vadiden çıkana, “Ben”den uzaklaşana dek…

Her birinin birbirinden zorlu olduğunu bu vadiler üzerinden uçmaya başlayan tüm kuşlar , yolda zaaflarına göre birer birer vaz geçmişler.  İsteği ve sebatı az olanlar, dünyevi şeylere takılanlar yolda birer birer dökülmüşler. Yorulanlar ve düşenler olmuş. “Aşk Denizi”nden geçmişler önce.” “Ayrılık Vadisi”nden uçmuşlar.” “Hırs Ovası’nı aşıp”, “Kıskançlık Gölü’ne sapmışlar.” Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalmış, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopmuş sürüden. Kimi hırslanıp düşmüş ovaya, kimi kıskanıp batmış göle. Anka’yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yok oluşu da yaşamış kimisi de…

Tüm zorlu vadilerin sonunda geriye yalnızca 30 kuş kalır. Bu 30 kuş Zümrüd-ü Anka’nın yuvasını bulunca anlamışlar ki Simurg (Farsça) 30 kuş demektir; yani aradıkları kendileridir. Bu 30 kuş asılnda kendilerine bir yolculuk yapmıştır. Yedi zorlu vadiden geçip bilgeliğin peşinden koşan otuz kuşun her biri birer simurg’dur aslında.

Zümrüt-ü Anka’yı beklemekten vazgeçerek, şaşkınlık ve yokoluşu da yaşadıktan sonra bile uçmayı sürdürerek, kendi küllerimiz üzerinden yeniden doğabilmek için kendimizi yakmadıkça, her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, kafeslerimizde ve karanlığımızda yaşamaktan kurtulamayacağız.

Şimdi kendine uçma zamanıdır… Şimdi Özünü bulma zamanıdır …

2 Yorum

Tartışmaya katılın ve bize görüş söyleyin.

Suna uçancevap
Nisan 22, 2021s, 9:13 ams

Yoldayız sevgili yeşim. Güzel gönlün var olsun. O bilge, güzel ruhunu sevgiyle selamlarım… Çok güzeldi🌹

Yeşim Bayraktarcevap
Mayıs 23, 2021s, 11:27 ams
– Cevap: Suna uçan

💕💕

Cevap bırak